HER İŞİN BAŞI SAĞLIK

HER İŞİN BAŞI SAĞLIK

Sağlığınızı ve İşinizi Korumak Bizim İşimiz. »

RİSKLERİ AZALTALIM

RİSKLERİ AZALTALIM

Gelin Birlikte Risk Analizleri Yapalım »

BANA BİRŞEY OLMAZ DEMEYİN

BANA BİRŞEY OLMAZ DEMEYİN

Sağlığınızı ve İşinizi Korumak Bizim İşimiz. »

 

Tag Archives: Adım Uğur OSGB

Sıkça Sorulan Sorular

İş Sağlığı Güvenliği Kanunu:

Kanun Numarası : 6331Kabul Tarihi : 20/6/2012Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 30/6/2012 Sayı : 28339Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 52

Bölüm İçerikleri:

  1. Amaç, Kapsam ve Tanımlar
  2. İşveren ile Çalışanların Görev, Yetki ve Yükümlülükleri
  3. Konsey, Kurul ve Koordinasyon
  4. Teftiş ve İdari Yaptırımlar
  5. Çeşitli ve Geçici Hükümler

Kaynak: T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı / (http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=1.5.6331&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=) (03.2015)Not: Veriler dış kaynaktan alındığından güncelliği ve doğruluğu ile ilgili lütfen uzmanlarımıza danışınız.

 

OSGB Nedir ?

OSGB‘ler (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) hakkında yasal düzenlemeler ilk olarak, 27 Kasım 2010 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 4857 sayılı İş Kanununa dayanılarak yayınlanan “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği”nde tanımlanmıştır.20 Haziran 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihinde 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren“6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” ve buna bağlı olarak 29 Aralık 2012 tarihli ve 28512 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği”, OSGB’leri yeniden tanımlamıştır.Yeni yasal düzenlemelerde de “Ortak Sağlık Güvenlik Birimi-OSGB” tanımı “Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri; işyerlerine İş Sağlığı ve Güvenliği hizmetlerini vermek için oluşturulmuş, Bakanlıkça yetkilendirilmiş, verdiği hizmetler karşılığında fatura kesebilen ticari kuruluşlardır” şeklinde yer almış, ayrıca yetki ve sorumlulukları detaylandırılmış ve çalışma esasları belirlenmiş.

OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) AVANTAJLARI NELERDİR?

  • İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Uzmanı, Sağlık Personelini bünyenizde çalıştırma yükümlülüğünüz olmayacaktır. Bu personelin tüm sosyal ve güvenlik hakları hizmet aldığınız Osgb‘nin sorumluluğundadır.
  • Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi ile iş sağlığı ve güvenliği hizmeti tek elden yürütülecek, oluşturulacak iş sağlığı ve güvenliği kurulunun alacağı kararlar daha kolay uygulanacak, araştırılacaktır.

Hangi işletme OSGB hizmeti alacak Hangi işletme İSGB kurmak zorunda aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

 

İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmelikleri

Kaynak:T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı / (http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/isggm.portal?page=mevzuat&id=3) (03.2015)Not: Veriler dış kaynaktan alındığından güncelliği ve doğruluğu ile ilgili lütfen uzmanlarımıza danışınız.

İş Sağlığı Güvenliği Zirvesi

İş Sağlığı Güvenliği Zirvesi
İzmir İş sağlığı Güvenliği Zirvesi ikinci kez gerçekleştirilmesine rağmen katılımcılar tarafından ülkemizde, bu alandaki en önemli bilgi ve deneyim paylaşım platformu olarak değerlendirilmiş ve yine katılımcılar tarafından sürekli olarak düzenlenmesi talep edilmiştir.
İş sağlığı Güvenliği Zirvesi  organizasyon komitemiz, bu talep doğrultusunda her yıl tekrarlamak üzere yola çıktığı etkinliği 20– 22 Ekim 2016 tarihlerinde Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi İzmir’de düzenlemek amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
20 – 22 Ekim 2016 tarihinde düzenlenecek 3. İzmir İş Sağlığı ve Güvenliği Zirvesi ile en az 10 sektörde başarılı iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yer alacağı deneyim paylaşım oturumları ve çalıştaylar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, sanayi ve meslek odalarının temsilcileri ve konusunda uzman iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının katılımıyla düzenlenecek açık oturum ve paneller, kişisel gelişim konferansları ve teknik gezileri, tarih ve kültür gezileri, konser ve kokteyl gibi sosyal etkinliklerin yer alacağı bir Zirve organizasyonu ve ayrıca bu zirvenin yanı sıra düzenlenecek fuar ile iş sağlığı ve güvenliği alanında en az 50 firmanın ürün ve hizmetlerini ziyaretçilere sunması hedeflenmektedir.
İş sağlığı Güvenliği Zirvesi Organizasyon Komitesi, İş sağlığı ve güvenliği alanın çalışan herkesi 20 – 22 Ekim 2016 tarihinde İzmir’e bekliyor.

İş Sağlığı Güvenliği (İSG) Kanunu Kısmen 2017’ye Ertelendi!

İş Sağlığı Güvenliği (İSG) Kanunu Kısmen 2017’ye Ertelendi!

 

İş Sağlığı Güvenliği (İSG) Yasasının Bir Maddesi 2016’dan 2017’ye Ertelendi.
İş Sağlığı Güvenliği (İSG) Yasasının, 1 Temmuz 2016 itibariyle başlayan yükümlülüğü; Kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi İSG-Katip ataması ve sürekli İSG hizmet alınması zorunluluğunda 01.07.2017 tarihine kadar 1 yıl erteleme yapıldı.
2016 ‘dan 2017’ye erteleme yapılan kısım; İSG-Katip sisteminde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı için İSG-Katip ataması yapılarak, işyerlerinin periyodik ziyaretlerle İSG açısından gözetim ve denetim altında tutulmasıdır. Bu bir yıl ötelenen madde hariç kanundaki tüm yasal sorumluluklar devam etmektedir!
7 Eylül 2016 tarihinde Resmi gazetede ”Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair başlığı” altında yayınlanan 6745 sayılı kanun ile birlikte 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunun 38. maddesinde belirtilen 6. ve 7. maddelerin uygulama yükümlülükleri kamu kurumları sayılan işyerlerinde ve 50 ‘den az çalışanı olan özel işletmelerde 1/7/2016 tarihinden 1/7/2017 tarihine ertelenmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında memur çalışanlar için ve 50 den az çalışanı olan özel işletmelerde İSG profesyoneli istihdam zorunluluğu 1 Temmuz 2016 tarihinden 1 Temmuz 2017 tarihine ertelenmiştir.
6331 SAYILI İSG KANUNU, MADDE 38 – (1) Bu Kanunun 6 ve 7 nci maddeleri; 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2016 tarihinde, ifadesi yayınlanan 6745 sayılı kanunun 71. maddesinde yapılan değişiklikle 1/7/2017 olarak değiştirilmiştir.
1 Ocak 2013 tarihli 6331 Sayılı İSG Kanunu ile; az tehlikeli sınıfta yer alan 50’den az çalışanı olan işletmelere aşağıdaki işveren yükümlülükleri devreye alınmış durumdaydı ve halen devam etmektedir. İSG-Katip ataması ile sürekli OSGB hizmeti zorunluluğu bir yıl ertelense dahi aşağıda bazı başlıkları verilen hizmetler OSGB firmalarından alınmaya devam edecektir. Hali hazırda OSGB firmalarıyla sözleşme yapmış olan firmalar bir gereklilik olarak İSG hizmeti almaya devam edebilecekleri gibi aşağıda bazı başlıkları verilen zorunlu hizmetleri alarak sadece İSG-Katip atamasını kaldırabilirler.
1. İSG Risk Değerlendirme Raporu Hazırlanması
2. Acil Durum Planları, yangınla mücadele, ilk yardım eğitimi
3. Tüm Çalışanların Sertifikalı İSG Eğitimi Alınması
4. Acil Durum Tahliye Eğitimi ve Tatbikatı (Yılda 1)
5. Koruyucu donanım ve ekipmanların belirlenmesi, tedariği, eğitimi
6. İSG Talimatları, görev tanımları ve prosedürlerin hazırlanması
7 . İşyeri hekimine çalışanların sağlık muayenesinin yaptırılması
8 . İşyerinde kullanılması gereken iş güvenliği işaretlerinin belirlenmesi Ortam ölçümleri, mühendislik kontrolleri
ve işe ve işyerine özgü diğer İSG gereklilikleri….
İşveren hangi durumlarda sıkıntı yaşar?
İş Kazası, Meslek Hastalığı, Çalışan Şikayeti, Denetim, Sigorta işlemleri, Yangın gibi afetlerde; işverenden İSG kanunu yükümlülükleri sorgulanacaktır.
iŞ KAZALARINI VE MESLEK HASTALIKLARINI ÖNLEMEK ÖDEMEKTEN UCUZDUR!
Adım Ugur osgb OSGB Ekibi olarak; İş sağlığı ve güvenliği uyulacak kanunu bir mecburiyetten ziyade çalışanların sağlığını ve güvenliğini sağlayan,  kaliteyi ve verimliliği artıran bir yatırım olarak görülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bilimsel olarak kanıtlandığı gibi, gerekli önlemler alınarak iş kazaları %98, meslek hastalıkları ise tamamen engellenebilmektedir. İSG kanunu yükümlülükleri büyük işletmeleri ilgilendirmesinden daha çok küçük işletmeleri ilgilendirmektedir. Çünkü büyük kurumlar zaten toplam kalite yönetiminin gereği olarak iş sağlığı güvenliğini güvence altına almaktadırlar.
Toplumumuzda az tehlikeli sınıflarda faaliyet göstere işyerlerinde iş kazaları ve meslek hastalıklarının olmadığı yanılgısı hakimdir. Oysa ofiste bütün gün bilgisayar ve telefon başında hareketsiz çalışan birisinde kas, iskelet, solunum ve kan dolaşımı sistemi bozuklukları, gözlerde bozulma, kulaklarda iltihaplanma durumları tespit edilmektedir. En basiti klima mikrobu dahi ölümcül bir hastalığa dönüşebilmektedir. Ofis ortamında düşüp yaralanmalar yaşanmakta, üst dolaptan bir klasör alınırken merdiven kullanılmayıp, koltuk ve masaya çıkılması suretiyle düşülerek ölümle sonuçlanan kazalar istatistik raporlarına girmiş durumdadır.
İş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişmemesi günlük yaşantımıza da yansımakta, trafik kazalarında yüksek istatistikler, ev ortamında bile ölümlü kazalar, sağlığımızı korumadığımız için yüksek oranda hastalanma vb olumsuzluklarda dünya istatistiklerinde en üst sıralarda yer almamız  sağlık ve güvenlik konusundaki bilinçsizliğimizden meydana gelmektedir.
İş Sağlığı ve güvenliğinin toplumda tahsis edilebilmesi için masanın tüm ayaklarının sağlam duruş sergilemesi gerekmektedir; En başta Hükumetimiz ve Çalışma Bakanlığımız olmak üzere iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, OSGB Firmaları, işverenler ve tabi ki çalışanlar…
Adım Ugur osgb OSGB Kahramanmaraş | İş Sağlığı ve Güvenliğiniz Emin Ellerde!…

1 Temmuz 2017’de İSG Kanunu Tüm Çalışanları Kapsayacak

OSGB Zorunluluğu 1 Temmuz 2017 İtibariyle Başlayacak!
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kanununun uygulamaya alınmayan son maddesi olan “50’den az çalışanı olan az tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler ile tüm kamu sektörünün de İSG Katip üzerinden işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ataması yapması” maddesi 1 Temmuz 2017 tarihi itibariyle devreye alınacak. Böylece; 1 kişi dahi çalıştıran tüm işletmelerin, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile anlaşmaları gerekecek. İşverenler bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilen Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) ile çalışabilecekler.
Bir kişi dahi SGK’lı çalışanı olan tüm işverenler ile KAMU Kurumları 1 Temmuz 2017 itibariyle OSGB hizmeti almaya başlayacaklar. Örneğin; kasap, manav, bakkal, berber, perakende mağazalar, apartmanlar, büroda hizmet verenler (avukatlar, muhasebeciler, gümrükçüler, emlakçılar, reklam ajansları vb.)  için işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı zorunluluğu başlıyor. Türkiye’de bu tanımlamaya uyan 700 bin civarı işyeri bulunmakta. KAMU kurumları da aynı zamanda uygulama için hazırlıklara başladı bile. Pek çok Kamu Kurumu Yönetimi, hali hazırda OSGB’lerden teklifler alarak değerlendirme sürecine girmiş durumda…
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB), işverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği hizmetleri alabilmeleri için “Ortak Sağlık Güvenlik Birimi” olarak yetkilendirme yapmaktadır.  İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi hizmeti OSGB firmalarından alınabilir.  OSGB firmaları yönetmeliklerde belirtilen görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde işverenlere ve çalışanlara hizmet verirler.
ÇSGB – İSG Genel Müdürlüğü, OSGB hizmeti alanı ve almayanı kurduğu online sistem olan İSG–Katip ile masa başından takip edebilmektedir. İstediği zaman cezalandırma yapabilecek teknik yetkinliktedir.
1 Temmuz 2017 itibariyle İSG Para Cezaları Uygulanacak!
İSG Kanunu Cezaları Aykırılığın Yapıldığı Her Ay İçin Ödenmektedir! İşverenler sözleşme yapmadıkları İşyeri Hekimi için ayda 6500.TL, İş Güvenliği Uzmanı için ayda  6500.TL olmak üzere Toplamda aylık 13.000.TL para cezası ile karşılaşabilirler.İşverenler  İş Güvenliği Cezaları konusunda bilgi sahibi olmalı ve gereğini yapmalıdır.
OSGB’ler tarafından her işyerine özel olarak hazırlanması gereken bazı belgeleri saymak gerekirse; İSG risk değerlendirmesi, acil durum planları, İSG talimatları, İSG eğitim belgeleri, iş güvenliği ekipmanları eğitimi ve teslim tutanakları ve çalışanların sağlık muayene raporları vb.
Türkiye, maalesef iş kazalarında ve meslek hastalıklarında dünya birinciliğine oynayan bir ülke… Her yıl binlerce çalışan ölüyor, sakat kalıyor ya da işe bağlı hastalıkların pençesine düşüyor. Oysa gerekli tedbirlerin alınmasıyla bunlar engellenebiliyor. Gelişmiş ülkelere bakıldığında aynı sistemin uygulandığı görülüyor, geç de olsa Türkiye’de de İSG Kültürü ve bilinci oluşturulacak.
Adım UGUR OSGB OSGB yetkilisi Sibel GÜMÜŞ konuyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede; “ Nasıl ki her ticari işletmenin bir Mali Müşaviri varsa 1 Temmuz 2016 itibariyle İSG hizmetleri için sözleşmeli çalıştığı OSGB’si de olacaktı fakat henüz yeterli hazırlıklar yapılmadığı için 1 yıl ertelenmişti.  İşverenlerin iş sağlığı güvenliğine ayıracakları bütçeyi bir maliyet olarak değil, çalışanın, üretimin ve işletmenin korunması için yapılan bir YATIRIM olarak görmesi gerekiyor. Bilimsel olarak ispatlanmıştır ki İSG yatırımı 1’e 2 geri dönüş sağlıyor. Mesai içerisinde tüm çalışanlar işverene emanettir, İş Kanununa göre işveren çalışanlarını gözetmek zorundadır. Herhangi bir iş kazası ile ilgili hukuki sürece girmiş olan tüm işverenler bunu geç de olsa öğreniyorlar. Adım UGUR OSGB OSGB olarak diyoruz ki “Risk Almayın, Önlem Alın; Önlemek Ödemekten Ucuzdur” dedi.

Adım Uğur OSGB Mükellefleriyle Buluştu

Adım Uğur OSGB Mükellefleriyle Buluştu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Özel Uğur OSGB (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi ve İlk Yardım Eğitim Merkezi tarafından mükellefleriyle yemekte buluştu.

Gölbaşı Balkan Otelde düzenlenen yemeğe Kaymakam Murat Zadeleroğlu, Belediye Başkanı Yusuf Özdemir, Jandarma Komutanı Halit Çumak ve Uğur OSGB’ye bağlı olarak çalışan mükellefler katıldı.

Adım Uğur OSGB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Veli Örtlek, toplantıda yaptığı konuşmada; Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep, Kayseri, Sivas, Adana, Malatya ve Osmaniye bölgeleri olmak üzere Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte birini hitap eden İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda kendisini ispatlamış bir ortak sağlık ve güvenlik birimi olduğunu söyledi.

Örtlek, açıklamasında şunları kaydetti:

“İş yeri hekimi ve iş yeri uzmanlarımız özellikle uzmanlaşmış oldukları dallarda saha çalışmalarını ile iş yerlerinde tehlikeli unsurları tespit edip, işverenle birlikte çalışarak en ufak bir kazanın oluşmasını engellemeye çalışmaktır.

İş sağlığı ve Güvenliğinde işleyiş esas olarak İSG-Katip üzerinden işlemektedir.

Adım Uğur OSGB; İş Hukuku Mevzuatı kapsamında İş Sağlığı ve Güvenliği hükümlerine uyumlu, yasal olarak zorunlu tutulan eğitim ve hizmetleri tek çatı altında verebilen kurumdur.

Adım Uğur OSGB; 20 yıllık sağlık hizmetleri alanında oluşturduğu tecrübesini Ortak Sağlık Güvenlik Birimi olarak iş güvenliği alanında sürdürmeye devam edecektir.

Adım Uğur OSGB; Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) hizmetiyle birlikte Bireysel ve kurumsal iş kazalarını ve meslek hastalıklarını gerek iş yeri hekimliği, iş güvenliği uzmanlığı hizmetleri ile gerekse eğitimler ile önlemeyi hedefler.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan almış olduğumuz yetki, çalışma hayatında edinmiş olduğumuz tecrübe ve iş Güvenliğinde proaktif yaklaşım anlayışımızla hizmetinizdeyiz.

-ŞİRKETİN YAPTIĞI ÇALIŞMALAR-

İş yeri hekimi ataması, iş güvenliği uzmanı ataması, diğer sağlık personel ataması, risk değerlendirmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, acil durum eylem planı, işe giriş raporları, periyodik muayeneler, danışmanlık hizmetleri, saha denetimleri, dağlık gözetimi, çalışma ortamı gözetimi, iş sağlığı ve güvenliği gibi çalışmalar yapmaktadır.”

Uğur OSGB Tel: 0344 311 2355

0 541 404 55 07

0 533 420 2296

E-Mail: info@adimugur.com

Kaza-Olay Teorisi

Kaza – Olay Teorisi
Adım Ugur  OSGB – Kaza/Olay teorisi, İnsan Faktörü Teorisi’nin bir uzantısıdır. Dan Petersen tarafından geliştirilmiştir ve bazen Petersen Kaza/Olay Teorisi olarak da anılır. İnsan Faktörü Teorisi’nin çoğu yerinde kalırken Petersen, ergonomik tuzaklar, hataya karar verme ve sistem hataları gibi yeni elementleri ortaya koymuştur.
Kaza/Olay Teorisinde;  aşırı yüklenme, ergonomik tuzaklar ve/veya hataya karar verme, insan hatasına yönelmektedir. Hataya karar verme bilinçli olabilir ve mantık temelindedir veya bilinçsiz de olabilir.
Son tarih, gözetlenme baskısı ve bütçe faktörleri gibi baskıların çeşitliliği kişiyi, güvenli olmayan bir yolda davranmak için karar vermeye götürebilir. Böyle bir kararı etkileyecek başka bir faktör ise, “bu bana olmaz!” sendromudur. Sistem hatası bileşeni, Petersen’in teorisine önemli bir katkı sağlamaktadır.Bunların birincisi idari kararlardır. İdari davranış ile güvenlik arasındaki nedensel ilişki için bir potansiyeli göstermektedir. İkincisi iş yerinde daha geniş güvenlik ve sağlık kavramları yanında kaza önlemede idarenin rolünü belirler.
Petersen Kaza-Olay Teorisi’ne göre sistemin başarısız olabileceği durumlar:
• İdare, makul bir güvenlik politikası oluşturmaz.
• Güvenliği dikkate alan sorumluluk ve yetki açıkça tanımlanmamıştır.
• Ölçüm, inceleme, düzeltme ve soruşturma gibi güvenlik prosedürleri göz ardı edilir veya bunlara yeterince önem verilmez.
• İşçiler, uygun bir oryantasyona tabi tutulmaz.
• İşçilere yeterli güvenlik eğitimi verilmez.

PUKÖ Döngüsü

PUKÖ Döngüsü  (Planla – Uygula – Kontrol Et – Önlem Al)
PUKÖ Döngüsü Kalite Gurusu William Edwards Deming tarafından geliştirilmiştir.  W.Edwards Deming 1928 yılında Yale Üniversitesi’nde Matematiksel Fizik alanında doktora yapmıştır. Uzun yıllar Toplam Kalite alanında çalışmalar yapan Deming; 1950 yılında Japon Bilim Adamları ve Mühendisler (The Union of Japanese Scientists and Engineers) tarafından Japonya’ya davet edildi. Japonlara toplam kalite yönetimini öğreten kişi olarak anılan Deming. II. Dünya savaşından sonra Japon radyolarında günde 2 saat “kalite” hakknda programların 10yayınlanmasının da fikir sahibidir. Deming 1960 yılında Japon imparatoru tarafından “Kutsal Hazine Düzeni” (Order of the Sacred Treasure) ile ödüllendirildi. 1987’de ABD Başkanı Ronald Reagan’dan Ulusal Teknoloji Ödülü’nü, 1988 yılında ise Ulusal Bilimler Akademisi’nden Üstün Bilim Adamı ödülünü aldı. 1993 yılında vefat etti ama Japonya’da her yıl “Deming Ödülleri” adı altında kalite ödülleri verilmektedir…
Dr. W. Edwards Deming iz bırakan bir kalite gurusudur. Ortaya koyduğu kalite yönetim felsefesiyle üretim ve hizmet organizasyonlarında rekabet gücünün artıran bir kalite anlayışını getirmiştir. Kalite için herkesin elinden geleni yapmasınının ötesinde; öncelikle üst yönetim olmak üzere köklü bir anlayış değişiminin ve tüm organizasyonu kapsayacak kalite kültürünün gereğini savunmuştur. Deming kalite felsefesi temel alınarak daha sonra Toplam Kalite yönetimi modeli; iş mükemmelliği modelleri ile Yalın Yönetim modeli geliştirilmiştir.
Edwards Deming’in kalite yönetimine yaklaşımının üç unsuru vardır:
Derin Bilgi Sistemi,
14 Nokta ilkesi,
Planla-Uygula-Kontrol Et- Önlem Al (PUKÖ).
Deming’in Derin Bilgi Sistemi zaman ve uygulama gerektiren 4 bileşenden oluşmaktadır; Bu bileşenler; Değişkenlik, Sistemler, Psikoloji ve Bilgi‘dir.
Deming bir şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi için hedeflerin devamlılığının getirilmesinin zorunlu olduğunu ileri sürmüştür.
Deming’e göre yönetim kademesinde uygulanması gereken 14 hedef mevcuttur.
DEMİNG’in 14 İLKESİ
1.Organizasyonun amaçlarını belirle.
2.Yeni yönetim felsefesini benimse.
3.Kontrol Şemalarını öğren ve kontrol şemalarını uygulamaları konusunda yan sanayini ikna et.
4.Organizasyonu fiyat etiketleri ile değerlendirmeyi bırak.
5.Sürekli gelişmeyi sağla.
6.İş başında eğitimi sağla.
7.Liderliğin kurumsallaşmasını sağla.
8.Organizasyonda korkuyu ortadan kaldır.
9. Departmanlar arasındaki sınırları kaldır.
10. Çalışanların kendi sloganlarını kendilerinin formüle etmelerine izin ver.
11.Organizasyonda kotaları ortadan kaldır.
12.Çalışanların iş yapmalarını engelleyecek uygulamaları ortadan kaldır.
13.Eğitim uygula.
14.Transformasyonu herkesin katılımı ile gerçekleştir.
PUKÖ Döngüsü (Planla / Uygula / Kontrol Et / Önlem Al)
PUKO adım – adım plan yaparak sonuca ulaşmakta kullanılan sistematik bir yaklaşımdır.
Hiçbir şey mükemmel değildir ve daha iyi yapılabilir! Bu işi nasıl daha iyi yapabilirim?
Planla
PUKO döngüsünün ilk ve en kritik adımı planlama aşamasıdır. Bu aşamada planlanan işin kimler tarafından, neden, nasıl, nerde, ne zaman, ne kadar sürede yapılacağı kararlaştırılır. Planlama aşamasında her noktanın düşünülmesi görev dağılımlarının ve hedeflerin düzgün olarak belirlenmesi PUKO’nun son adımı olan Önlem al aşamasında yapılacakları en aza indirecektir. Eğer Planlama aşamasına gereken önem verilmez ise kontrol al ve önlem al aşamalarında yapılacak olan uygulamaların maliyeti çok fazla olacaktır. Yapılacak iş ya da hedefler belirlenirken alınacak kararlar gerçek verilere dayalı ve gerçekçi olmalıdır. İlk başta çok yüksek hedeflerin konması ve bunları gerçekleştirilememesi durumunda motivasyon düşecek ve verimsizlik başlayacaktır.
· Hedeflerin belirlenmesi
· Detaylı plan hazırlama (uygulama planı)

Uygula
PUKO döngüsünün ikinci aşamasıdır. İlk aşamada planlanan faaliyetlerin belirlenen kişi yöntem ve zamanlarda gerçekleştirildiği aşamadır. Bu aşamada kullanılan istatistiksel yöntemlerden elde edilen veriler PUKO’nun üçüncü adımı olan Kontrol et aşamasının girdisini oluşturur.
· Faaliyet planını izleme ve gerçekleştirme
· Uygulama sonuçlarını yakın takip etme

Kontrol Et
·PUKO döngüsünün üçüncü aşamasıdır. Planlanan hedeflere ne kadar ulaşıldığı belirlenir. Eğer hedeflere ulaşıldıysa yapılan uygulama faaliyetleri kontrol edilir ve standartlaştırılır.
· Olası sapmaları tespit etme ve kaydetme
· İlgili kişileri bilgilendirme

Önlem Al
PUKO döngüsünün dördüncü ve en son aşamasıdır. Kendi içinde PUKO döngüsü içerir. Planlanan faaliyetler ile yapılan uygulamalar arasında ortaya çıkan farklılıkların, sapmaların nedenleri araştırılır ve bunların ortadan kaldırılmasına yönelik faaliyetler başlatılır.
· Etkili önlemleri standartlaştırma
· Gerekli eğitim ve yönlendirmeleri sağlama
· Kalıcı bir izleme sistemi kurma

Domino Teorisi

Domino Teorisi
Adım UGUR OSGB  Kahramanmaraş – Domino Teorisi ;Kaza önleme ve sanayi güvenliğinin ilk öncüsü Travelers Insurance Company’nin (Gezginler Sigorta Şirketi) bir görevlisi olan Herbert W. Heinrich’tir. 1920’lerin sonlarında, 75.000 sanayi kaza raporu üzerinde çalıştıktan sonra Heinrich;
• Sanayi kazalarının %88’ine iş arkadaşları tarafından ortaya konan güvenli olmayan hareketlerin neden olduğunu,
• Sanayi kazalarının %10’una güveli olmayan koşulların neden olduğunu,
• Sanayi kazalarının %2’sinin engellenemez olduğunu ortaya koymuştur. Heinrich’in çalışması, kendisine ait “Sanayi Güvenliği Gerçekleri”nin ve daha sonra Domino Teorisi olarak bilinecek olan kaza nedeni teorisinin temelini oluşturmuştur. Heinrich’in teorisinin büyük bölümü çağdaş çalışmalar sonucu değişikliğe uğramış ve bundan dolayı da geçersiz olarak düşünülmektedir.
Ancak, günümüzde yaygın olarak kabul edilen kimi teorilerin Heinrich’in teorisini takip ederek ortaya çıktığını göz önüne alırsak, iş güvenliği öğrencilerinin bu çalışmayı da bilmeleri gerekmektedir.
Heinrich sağlık ve güvenlik karar vericilerinin sanayi kazaları hakkında bilmeleri gereken hususları düşünerek özetlemiş ve kendisinin Sanayi Güvenliği Gerçekleri (diğer adıyla Endüstriyel Güvenliğin Aksiyonları) olarak adlandırdığı on bildiriyi ortaya koymuştur. Bu gerçekler şöyle açıklanabilir:
• Yaralanmalar bir dizi tamamlanmış faktörlerden meydana gelmekte ve bunlardan biri de kazanın kendisidir.
• Bir kaza sadece bir kişi ve/veya bir fiziki veya mekanik tehlikenin meydana getirdiği güvenli olmayan hareketin sonucu olarak ortaya çıkabilir.
• Birçok kaza insanların güvenli olmayan hareketleri nedeniyle meydana gelmektedir.
• Bir kişi tarafından yapılan ve güvenli olmayan davranış veya güvenli olmayan bir durum her zaman ve hemen bir kazaya/yaralanmaya neden olmaz.
• İnsanların güvenli olmayan davranışları yapmalarının nedenleri, doğru eylemleri seçmede yardımcı rehber olarak işe yarayabilir.
• Bir kazanın şiddeti büyük oranda tesadüfidir ve buna neden olan kaza büyük oranda engellenebilir.
• En iyi kaza önleme teknikleri en iyi kalitede ve verimli tekniklerle benzerlik gösteren tekniklerdir.
• Yönetim güvenlik için sorumluluk almalıdır çünkü sonuçları elde etmek için bu en iyi durumdur.
• Müfettiş sanayi kazalarının önlenmesinde kilit şahıstır.
• Bir kazanın doğrudan masraflarına (örneğin, tazminat, sorumluluk iddiaları, tıbbi masraflar ve hastane masrafları) ek olarak gizli ve dolaylı masraflar da vardır.
Heinrich’e göre bu gerçekler, kazaları önlemekle görevli olan karar vericiler tarafından kavranması gereken bilginin temel yapısını ihtiva etmektedir. Bu on gerçeği de dikkate alan herhangi bir kaza önleme programı, bir veya birden fazla gerçeği dışarıda bırakan programdan muhtemelen daha etkin olacaktır.
Heinrich’e göre bir kazaya neden olan olayların dizisinde beş faktör vardır. Bu faktörler (kaza zinciri) şöyle özetlenebilir:
• Kalıtsal ve sosyal çevre,
• Kişinin hatası,
• Güvensiz hareket ve koşullar,
• Kaza,
• Yaralanma.

Titreşime Maruziyette Çalışanların Bilgilendirilmesi ve Eğitimi

Titreşime Maruziyette Çalışanların Bilgilendirilmesi ve Eğitimi
İşveren; işyerinde mekanik titreşime maruz kalan çalışanların veya temsilcilerinin, işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçları ve özellikle de aşağıdaki konularda bilgilendirilmelerini ve eğitilmelerini sağlar;
Mekanik titreşimden kaynaklanabilecek riskleri önlemek veya en aza indirmek amacıyla alınan önlemler
Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik’in ilgili maddesinde belirtilen maruziyet sınır değerleri ve maruziyet eylem değerleri
Mekanik titreşimden kaynaklanabilecek risklerin değerlendirilmesi ve ölçüm sonuçları ile kullanılan iş ekipmanlarından kaynaklanabilecek yaralanmalar
Mekanik titreşime bağlı yaralanma belirtilerinin niçin ve nasıl tespit edileceği ve bildirileceği
İlgili mevzuata göre, çalışanların hangi şartlarda sağlık gözetimine tabi tutulacağı
Mekanik titreşime maruziyeti en aza indirecek güvenli çalışma uygulamaları
Titreşim konusunda çalışanların görüşlerinin alınması ve katılımlarının sağlanması
İşveren, 6331 sayılı Kanuna göre Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik’in kapsadığı konular ile ilgili çalışanların veya temsilcilerinin görüşlerini alır ve katılımlarını sağlar. Titreşime maruziyette sağlık gözetimi ve özel koşullar Mekanik titreşime maruziyet sonucu ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önlenmesi ve erken tanı amacıyla, işveren; Çalışanların aşağıdaki koşullarda sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar:
331 sayılı Kanunun ilgili (15 inci) maddesi ve ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken durumlarda
İşyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçlarına göre gerektirmesi halinde Bu Yönetmelikte belirtilen maruziyet eylem değerlerini aşan mekanik titreşime maruziyetin olduğu her durumda.
Sağlık gözetimi sonuçlarını dikkate alarak, gerekli koruyucu önlemleri alır. Sağlık gözetimi, aşağıdakilere uygun olarak yürütülür; Sağlığa zararlı bir etki ya da belirli bir hastalık ile maruziyet arasında bir ilişki olduğu tespit edilebildiği durumlarda çalışanların titreşime maruziyeti
Hastalığın veya etkilenmenin çalışanın özel çalışma koşullarından ortaya çıkma ihtimalinin olması,hastalık veya etkilenmenin saptanması için geçerli yöntemlerin bulunduğu durumlar.
Sağlık gözetimi sonucunda, çalışanda mekanik titreşime maruz kalmanın sonucu olarak tanımlanabilir bir hastalık veya olumsuz bir sağlık etkisi saptanması hâlinde:
Çalışan, iş yeri hekimi tarafından kendisi ile ilgili sonuçlar hakkında bilgilendirilir.
Çalışanların özellikle, maruziyetin sona ermesinin ardından yapılacak sağlık gözetimi ile ilgili bilgi ve önerileri alması sağlanır.
İşveren, tıbbi gizlilik dikkate alınarak, sağlık gözetiminde saptanan dikkate değer bulgular hakkında bilgilendirilir.
İşveren;
İş yerinde yapılan risk değerlendirmesini gözden geçirir
Riskleri önlemek veya azaltmak için alınan önlemleri gözden geçirir
Çalışanın titreşime maruz kalmayacağı başka bir işte görevlendirilmesi de dâhil, riskleri önlemek veya azaltmak için gerekli tüm tedbirleri alır
Benzer biçimde maruz kalan çalışanların sağlık durumunun gözden geçirilmesi için düzenli bir sağlık gözetiminin uygulanmasını sağlar. Böyle durumlarda iş yeri hekimi, maruz kalan çalışanlar için tıbbi muayene isteyebilir.
Özel koşullar Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik’in uygulanması bakımından özel koşullar aşağıda belirtilmiştir:
Deniz ve hava taşımacılığında; çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunmasıyla ilgili genel ilkelere uyulması koşuluyla, bütün vücut titreşimi bakımından, işin ve işyerinin özellikleri açısından, alınan tüm teknik ve idari önlemlere rağmen maruziyet sınır değerlerine uyulmasının mümkün olmadığı koşullarda, Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik’in ilgili maddesi uygulanmaz.
Çalışanın mekanik titreşim maruziyetinin genellikle ilgili (5 inci) maddede belirtilen maruziyet eylem değerlerinin altında olduğu ama zaman zaman belirgin değişiklikler gösterdiği ve maruziyet sınır değerini aştığı durumlarda, Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik’in ilgili maddesi uygulanmaz. Bu durumda; 40 saatlik ortalama maruziyet değeri, maruziyet sınır değerinden düşük olmalı ve çalışma ortamındaki farklı kaynakların neden olacağı toplam riskin, maruziyet sınır değerine ulaşıldığında oluşabilecek riskten daha az olduğu kanıtlanmalıdır.
Yukarıda bentlerde belirtilen uygulamaya, özel koşullar dikkate alınarak ortaya çıkan risklerin en aza indirildiğinin ve ilgili çalışanların uygun sağlık gözetimine tabi tutulduklarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerince tespit edilmesi halinde dört yıl için izin verilebilir. Mevcut durum, iyileştirici koşullar en kısa sürede sağlanarak ortadan kaldırılır.

Yüksekte Çalışma Eğitimi

Eğitim Müfredatı 6331 Sayılı Iş Sağlığı Ve İş Güvenliği Kanunu, Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik Kapsamında Hazırlanmıştır.

Bu programın amacı yüksekte çalışma işini yapan ya da yüksekte çalışma işinden etkilenen kişilere temel bilgi sağlamaktır.

Bu kapsamda bu eğitim sonunda katılımcının, yüksekte çalışma ile ilgili işten ya da ekipmandan kaynaklı olası tehlikeleri görebilmesi, güvenli ve güvensiz durumları tanıyabilmesi, kullandığı ekipmanın kullanımı gerekiyorsa bakımı kontrolü ve depolanması hakkında bilgi sahibi olması, acil durum prosedürlerini ve bu prosedürdeki rolünü bilmesi, saptadığı herhangi bir kusur, tehlike ya da güvensiz durumu raporlayabilmesi, hak ve sorumluluklarını bilmesi hedeflenmektedir.